mehmetsolak 3 Takipçi | 1 Takip
Kategorilerim
Diğer İçeriklerim (109)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (3)
09 03 2008

SORUŞTURA SORUŞTURA / CELÂL SOYCAN

Edebiyat ve özellikle şiir dergilerinde süre giden  soruşturmaların da soruşturulmasının  gerektiğini hepimiz düşünür olmuştuk. Ortada sıkıntı veren bir durum vardı: Bir yandan edebiyata / şiire dönük her emeği saygılı bir özenle karşılamak ve isteniyorsa katkıda bulunmak gereğine inanıyorsunuz, öte yandan süklüm püklüm sorular bir yana,  yoğrulmaktan çürümüş konular karşısında içiniz kuruyor. Muhatabınız da sevdiğiniz, yakınlık duyduğunuz birisi ise kırmadan işin içinden nasıl sıyrılırım diye kıvranıyorsunuz. Önerilen dosya konusu ile ilgili  eleştiriniz genellikle sıcak karşılanmaz ve “ hiç olmazsa bir şeyler karalayın “ denir.

Evet, sıkıntı veren bir yerdeyiz. Oysa son derece iyi düzenlenmiş, bağıntıları iyi kurulmuş, yalnızca okur için değil yazar için de ufuk açıcı dosyalar olmuştur; sizi belki de ıskaladığınız kimi noktalarda yoğunlaşmaya zorlamış, bilgilerinizi gözden geçirerek sistemli bir hale sokmanıza vesile olmuş, yeni okumalara çağırmıştır.

 

                                               *                      *                      *

 

Öyleyse   soruşturmaların da soruşturulması konusunda temel görüşümüz belirdi: Dosya çalışmalarına karşı değiliz, yararlı buluyoruz. Başlangıçta değinmeye çalıştığımız sıkıntıları da gözeterek, yani yeterli tecrübeyi edindiğimizi var sayarak, eleştirileri ve önerileri özetlemeye çalışalım:

 

1. Her sanatsal biçimleniş, içinde yaşanılan zamanın düşünselliğiyle, kültürel katmanlarıyla iç        içedir. Fiziksel/ teknolojik/ epistemik dünyanın gerisindeki felsefe anlaşılmadan, yani gelişen dünya kavranmadan, özünde bir anlamlandırma  ve bildirişim faaliyeti olan modern sanata ve oradaki biçimleme  iradesine  sızmak olanaksızdır. Çağımızda bilginin enformatik yanı neredeyse bütünüyle belirleyici olmuştur ; öte yandan bilgi / düşünce kamusal alanın dışına sürülmüştür. Magazinel, sıradan, yüzeyde belirip tüketilen  bilgi ise, Baudrillard’cı söyleyişle  travesti” oluşturan, temas ettiği her olguyu “travestiye aktaran” bir hafiflikle ıralıdır. Bununla doğrudan ilintili olarak: Birey, kendisini ahlakî bir özne olarak duymuyor, dünyanın hakikatiyle ilgili bağını koparmış halde.

Sanatsal malzemenin, şiir özelinde de Dil’in bu sıkışmayı aşmak üzere yeni ve alışılmadık olanaklara yönlendirilmesi gerekiyor. Anlama/ anlamlandırma odağında yapılan modern şiirin epistemik bağıntıları neredeyse sonsuza ulaştı: Şirin yalnızca bilgiyle yazılamayacağını söylemek bile fazla, ama hızla akıp duran bilgiye kayıtsız kalınarak  şiirin yazılamayacağı zamanlardayız. Bu nedenle değil midir şiirin yanına uğramaması gereken zihinsellik içinde şiirler okuyoruz; milliyetçi söylemlere çanak tutan ve devletin/ her düzeyde iktidarın rüzgarına yelken açan şairler görüyoruz. Daha da vahimi: Şiiriyle ve şiir üzerine yazılarıyla önümüzü açmış  olgun şairler, toplumsal, siyasal alanda gericileşiyor ve utandırıcı yazılarla şairliğini unutturuyor. Öyleyse: Bir yanda şiirin hemen her düzeyde değişen ve gelişen yapısal sorunlarına  içerden taraf olmak, öte yandan  Heidegger’in vurguladığı gibi

“yeryüzünü dünyanın açık seçikliğine  vardırmak” üzere insanî olan her şeye ilgi duyarak, süre gidenle ilgili bilgileri içselleştirerek  şiirsel gerçekliğe dönüştürülecek girdiler sağlamak zorundayız.

Şimdi şairin önünde devasa bir kültürel alan var ve orada tek insan ömrüne bütünüyle el koyacak konular yığılı. Şiirin bütün bu politik, teknolojik, kültürel, estetik düzeylerden yalıtık sürdürülmesi olanağı var mıdır? Şiirin  bağlantı kurabileceği her olguyla, kavramla, olayla sınanması ve gereğini yapısal olarak içermesi için şiir üzerine soruşturma dosyaları önemli bir olanaktır. Nasıl?

 

2. Alt sorunlara verimli göndermeler yapan sorularla “Doğru”  kurulmuş bir dosya, okuyarak ya da yazarak katılan herkesi ve hepimizi bilgi sınırlarını yoklamaya, eksik gedikleri onarmaya çağırır; konuyla ilgili daha sistematik düşünmemizi sağlar, yeni okumalara yönlendirir ; alımlama estetiği bağlamında daha zengin okumalar yapmamıza neden olur. Bilgilerimizin daha önce hiç akla gelmeyen bir olgu/ kavram üzerinden sınanmasına olanak sağlar. Bir şairi, şiiri, bir dönemi ya da oluşa geleni kavramada yeni açkılar kazandırır; kendimizi ve ötekini görmede optik ayar yapar. Peki, “Doğru”  kurulmuş bir dosyadan kasıt ne ?

 

3a.  Doğru kurulmuş bir dosya, her şeyden önce konuda başarılıdır. Önceliği olan bir konunun hiç konuşulmadığı bir ortamda , verimli tartışma yapamazsınız. Örneğin, şiirde anlam ve anlamlandırma konusu tam anlaşılmadan, imge üzerine neyi tartışabiliriz? Dil’in kullanıldığı her koşulda Bildirişim arzusunun öne çıktığı anlaşılmadan, şiirin toplumsallığı konuşulabilir mi? Daha yakın bir örnek: 10. Uluslararası İstanbul Bienali, Güncel Sanat’ın çok önemli bir kesitini önümüze taşıdı. Buradan hemen her sanatın ve özellikle şiirin çıkaracağı sonuçlar vardır. Bu olguyu içermeyen bir “Görsel Şiir  tartışması eksiktir ve geçmişi referans alarak, Güncel Sanatın ulaştığı olanakları ıskalayarak bu tartışmanın hiçbir yerinde olamazsınız.

 

3b. Aynı konu başka bir dergide soruşturulmuş ise, bu mutlaka anılmalıdır ve görülen eksiklik çekincesiz, dürüstçe söylenmelidir. Öyle ya: Zaten dosya konusu yapılmış bir konuyu ne diye sürükleyip duruyorsun ? diye sorarlar.

 

3c. Her dosya ehil bir ya da birkaç editöre  teslim edilmelidir. Konuyla ilgili başlıkların ve yazarların seçiminde editöryal özgürlük sağlanmalıdır. Editörün konu, konu başlıkları ve yazarların seçimi üzerine kapsamlı, net, gerektiğinde taraf olabilen bir ön yazısı olmalıdır. Bu yazıda, konuyu daha kapsamlı konuşabilmek üzere ilgilenen için yeni dosya önerisi yapılabilmelidir.

 

3d. Her dosyanın sonuna bir okuma önerisi eklenmelidir. Burada olanak ölçüsünde ulaşılan kaynaklar, yazılar ve özellikle çağrılı yazarların varsa konuya ilişkin önceki yazıları belirtilmelidir. Benzer dosyalardaki önemli görülen yazılar işaret edilmelidir.

 

3e.Yazı başlıklarının ve yazarların seçiminde disiplinler arası düşünülmeli ve yeni açılımlar ya da provokatif çıkışlar özendirilmelidir.

 

3f. Konuya ilgi duymayan, dahası heyecanlanmayan yazara ısrar edilmemelidir. Buna karşılık yazar da ilgi  duymadığı, heyecan vermeyen bir konuda  yazmamalıdır; okuma eksiği varsa ,  konu kafasında bulanıksa, ya da üzerinde düşünmemiş ise dürüstçe belirtmelidir.Baştan savma üç beş cümlelik yanıtlar ya da kendini bile doğrulamayan, bağıntıları iyi kurulmamış, nedenselliği boşlukta sallanan yazılar kullanılmamalıdır;  “istediysek kullanmak zorundayız” diye düşünmek, daha başından okura ve yapılan çalışmaya saygısızlıktır. Dosyayı  verimli ve değerli kılacak olan şey imzalar değil, düşüncelerdir.

 

                                               *                      *                      *

 

4. Çeşitli edebiyat ve şiir dergilerinin çok yararlı dosyalar sunduğunu, verimli tartışmalara yol açtığını anmamak, olumsuz örnekleri öne alarak bu  konuyu kökten yadsımak haksızlıktır. Hemen anımsadıklarımız: Kitap-lık dergisinin Eleştiride Öznellik, Edebiyatımızda Kötücül, Roman Kentler, Kara Mizah, Oyuncak ve Edebiyat dosyaları hepimizin arşivine girmiştir. Yasakmeyve’nin Şair ve Şehir, Alternatif Rock ve Şiir, Kötülük Problemi Karşısında Şiir, Şair Kadınlar, Tekno Edebiyat  dosyaları, Üç Nokta’daki dönem şiirlerini tartışan dosyalar,şiir evrenimize önemli zenginlikler katmıştır. Mor Taka, İle, Şiiri Özlüyorum,Yaratım, Mühür, Hece gibi dergilerin kimi dosyaları kaynaklarımız arasına girmiştir.                                          *                      *                      *

 

Elbette çok kötü, usandırıcı, umut kırıcı örnekler de az değil ; oralardan ve bu kötü örnekleri çoğaltıcı çağrılardan uzak durmak hem haktır hem görevdir. İyi niyetli ve gerekli emeğin esirgenmediği, şiirimize yani bağlamlar üzerinden açılım kazandıracak ve günceli kavramamızda yeni açkılar , katkılar vaat eden dosyalar ise elbette sürdürülmelidir; olanak ölçüsünde oralarda  okur ve yazar olarak yer almak da  görevdir.

 

Umarım bu dosya, sevgili Şeref Bilsel’in ima ettiği gibi  Son Dosya “ olmaz ve herkese, hepimize yeni dosyalarda  ortaklaşa kullanacağımız eleştirel derslerle dolu olur.   

0
0
0
Yorum Yaz