mehmetsolak 3 Takipçi | 1 Takip
Kategorilerim
Diğer İçeriklerim (109)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (3)
11 03 2008

ŞİİR ÇIKMAZI

       

Bu başlık, şiirin çıkmazda olup olmadığını tartışmayı hedeflemiyor. Ama şiirin düpedüz bir çıkmaz olduğunu imliyor. Evet, şiir bir çıkmazdır. Hani bir ucu kapalı olması sebebiyle diğerlerine oranla  daha içe dönük sokaklar vardır ya, tıpkı onlar gibi.

Çıkar olmak hali yeğlenen bir durumdur. Çünkü dışa dönük olmak demektir çıkar olmak. Çıkmazlıksa içe dönüklüğü zorunlu kılmasından olsa gerek pek rağbet görmez. İçe dönük, sessiz çocuklar bile büyükleri tarafından hep eleştirilmezler mi bu halleri yüzünden. Hatta bir olumsuzlukmuş gibi algılandığı da olur içe dönüklüğün.

Diğer edebî türlerle kıyaslandığında tek şiirdir çıkmaz olan. Bütün türler gayet şamatalı, renkli, gürültülü bir çıkar sokak gibidir. Hatta kimileri sadece iki ucundan değil; ortasından, sağından solundan da çıkar durumdadır. Gelenin geçenin haddi hesabı yoktur. Yol geçen hanıdır tabiri caizse. Şiir öyle midir ya! Kesinlikle hayır. Balkonları, pencere önleri saksılardan taşmış çiçeklerle renk cümbüşüne gark olmuş,  aynı çiçeklerin bile karşı penceredeki ya da sundurmadaki rengi, coşkunluğu, albenisi kıskanılan, hu huların, dokundurmacaların, perde gerisinden çaktırmadan bakışların, göz ucuyla süzmelerin, burun kıvırmaların, omuz silkmelerin sıkça yaşandığı ama bütün cazibesini  de bu hallerine borçlu olan bir çıkmaz sokaktır şiir. Tek bir girişi tek bir çıkışı vardır şiirin. O çıkış ve giriş de, sadece  ve sadece kendisidir. Öteki türler hep birbirlerine açılır. Birinden ötekine saklambaç oynanır kimileyin, türler arasında  sekilir bile. Çıkmaz sokak da yalnız kendisine açılır  ve yalnız kendisine kapanmaz mı? Ona gelen yolları başka yollara bağlamadığı, kendini başkalarına iliştirmediği için dışa değil içe açılır çıkmaz sokak. Dıştan bakınca sessiz, sakindir. Oysa bir volkan gibi kaynar içten içe. Patladı patlayacak. Patlar da bazen. O canım küpeliler, sardunyalar, kuşkonmazlar, camgüzelleri, arapsaçları… ve daha niceleri tarumar edilir sık sık. Ama   sağlam kalan dallar  hemencik değerlendirilir, köklenmesi için bardaklara konur, özenle bir kenara yerleştirilir.

Çıkmaz sokağın bir cazibesi vardır. Sokak başından kendine çağırır yanından gelip geçenleri. Hatta tutup çeker kolundan kimilerinin. Şiir de öyle değil midir? Deneme nedir, söyleşi nedir, anı nedir bilmeyenler; şiir yazmaktan daha kolay olmasına rağmen bu türlerde  hiçbir denemeye girişmedikleri halde yollarını mutlaka şiire çıkarmamışlar mıdır? Şiir, bir  heves olarak önlerinde bütün ihtişamıyla  açılan  bir pencere olmamış mıdır? Çıkmaz sokak penceresi…Hele ilk gençlik yıllarında şiire heves salmamış pek az insan vardır. Her duygusunu illâki şiir formatında söylemek hissinin kaynağı ne olsa gerek? Gençlik cesareti mi, cahillik mi, köklü nazım geleneğimiz mi? Yoksa bir heves mi sadece? Gençlik hevesi…

Şiir bir hevestir, heves bırakır insanda.

 

http://www.40ikindi.com

 

 

0
0
0
Yorum Yaz